|
MERMER NEDİR?
Prof. Dr. Erkin NASUF
İTÜ Maden Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü
Genel anlamda mermerler; kalker (CaCO3) ve dolomitik
kalkerlerin (CaMg(CO3)2) ısı ve basınç altında
metamorfizmaya uğrayarak, tekrar kristalleşmesi
sonucunda yeni bir yapı kazanmalarıyla meydana gelen
taşlardır. Endüstriyel anlamda; kesilip
parlatılabilen ve ticari değeri olan her türlü
kayaç, mermer olarak adlandırılmaktadır. Petrografik
olarak mermerler; masif, kabaca tekdüze irilikte
(geçirdiği metamorfizma şekline göre) kalsit
kristallerinin arasında boşluk bırakmaksızın
dirildiği bir mozayiktir. Mermer kalker olarak
anılan kireçtaşının metamorfizma geçirmesinden
oluşmuş sert bir kayaçtır. Bu genel metamorfizma,
oldukça derinlerde şiddetli basınç ve sıcaklığın
etkisiyle olmaktadır. Mermerin esasını oluşturan
kalker kalsit kristallerinden oluşmaktadır. Kalsit,
kalsiyumlu taşların değişmelerinden, karstik
bölgelerdeki çökeltilerden meydana gelir. Mermer bu
kalsit kristallerinin sıkışması sonucu meydana
gelir. Basınç ve sıcaklık altında kristaller
arasındaki boşluklar ortadan kalktığından, kalkere
göre daha sert bir yapıya sahip.
Kaç çeşit mermer vardır?
Genellikle bilinen mermer türleri klasik mermer,
traverten, oniks ve granit. Bunlardan mermer,
metamorfizma ile tam kristalleşmiş taşları içine
alır. Renkleri genellikle beyaz ve açık gridir.
Bileşimlerinde çok yabancı madde taşırlar. Oniks ve
travertenlerin ise yapılarında yalnız CaCO3 vardır.
Travertenler toplu iğne başından birkaç cm'ye varan
boşluklar içerdiklerinden kolaylıkla işlenebilmekte
ve iyi cila kabul etmektedirler. Granit magmatik
kökenli bir mermerdir. Bu türe başka örnek olarak
andezit, dasit, syenit, bazalt, diabaz, gabro,
serpantin verilebilir.
Doğal taş ve mermer sektörü açısından Türkiye'de ve
dünyadaki mevcut durum nedir?
Dünyanın en zengin doğal taş oluşumlarının bulunduğu
Alp kuşağında yer alan Türkiye, çok çeşitli ve büyük
miktarda mermer rezervine sahip. Türkiye, bu
kaynaklara ek olarak gelişmekte olan sanayii ve
üretimde kullandığı teknoloji ile dünyanın en önemli
doğal taş üreticileri arasında yer almakta. Bu
önemli rezervler Anadolu ve Trakya boyunca geniş bir
bölgeye yayılmış durumda. Afyon, Bilecik, Balıkesir,
Denizli, Muğla, Amasya, Elazığ ve Diyarbakır
rezervlerin yoğunlaştığı iller.
Türkiye'nin doğal taş ve mermer üretimi son yıllarda
büyük bir artış gösterdi. Özellikle son dönemde
büyük firmaların yapmış oldukları yatırımlarla
birlikte entegre üretim yapan tesislerin de devreye
girmesiyle işlenmiş mermer üretiminde büyük artış
kaydedildi. Uygulanmaya başlanan modern ocak üretim
yöntemleri ve son teknikler sayesinde Türkiye, dünya
doğal taş üretiminde lider yedi büyük üretici
ülkeden biri konumuna geldi.
Üretimin tamamına yakın kısmı özel sektör tarafından
gerçekleştirilen mermer madenciliğinde yıllık blok
üretimi 3,000,000 ton civarında; işleme tesislerinin
toplam plaka üretim kapasiteleri ise yaklaşık 13
milyon m2.
Dünya mermer rezervi bakımından önemli bir yeri olan
Türkiye, 400'e varan renk ve doku kalitesine sahip
mermer çeşitleri ile pazar şansı çok yüksek bir
ülke.
Doğal taşların, yapı ve dekorasyon malzemesi olarak
kullanılmaya başlanması, dünya doğal taş üretiminin
de artmasına neden oldu. Özellikle son on yılda
görülen artış, kazanım ve işleme teknolojisindeki
gelişmelere paralellik gösteriyor. Giderek daha
mükemmel hale getirilen işleme teknikleri ile taş,
daha kolay ve ekonomik olarak istenen şekilde
işleniyor ve birçok yeni kullanım alanı buluyor.
Doğal taştan yapılan malzemelerin mimar ve
dekoratörler tarafından daha fazla tercih edilmesi
dünyadaki tüketici sayısının da artmasına neden
oluyor. Bunun yanı sıra piyasa fiyatlarının önemli
ölçüde düşmesi, ekolojik ve estetik görünümlü
malzemelere olan ilginin artması tüketimin artmasına
yardımcı olan faktörler. Uzmanlar gelecek yıllarda
bu gelişimin süreceği tahmininde bulunuyorlar.
Günümüzde yedi önemli doğal taş üreticisi ülke,
dünya üretiminin yüzde 70'ini gerçekleştiriyor
(Çizelge 1).
Türkiye'nin mermer potansiyeli (görünür, mümkün ve
muhtemel rezervler) nedir ?
Türkiye'de çeşitli renk ve desenlerde olmak üzere
mermer olarak değerlendirilebilecek niteliklerde
kristalin kalker (mermer), kalker, traverten,
traverten oluşumlu kalker (oniks mermeri),
konglomera, breş ve magmatik kökenli kayaçlar
(granit, syenit, diyabaz, diyorit, serpentin vs.)
bulunmakta.Bunlar, genellikle dünya pazarlarında
üstün aliteleriyle beğeni kazanabilecek mermer
tiplerini oluşturuyorlar. Mermer açısından bu
zenginlik Türkiye'nin jeolojik yapısında yer alan
eski kristalin masiflerin varlığı ile açıklanabilir.
Bugün bilinen ve işletilen başlıca mermer sahaları
Batı Anadolu Bölgesinde geniş alanlar kaplayan ve
esas litolojik birliğini kristalin metamorfik
şistler, gnayslar, ve mermerleri oluşturan Menderes
Kristalin Masifinde İzmir, Tire, Torbalı, Selçuk
civarındaki mermer sahaları, Afyon, İncehisar,
Eskişehir, Uşak mermer sahaları, Muğla ilinde
Milas,Yatağan, Kavaklıdere çevresindeki mermer
sahalarıdır.
Ülkemizde mermer, tarih boyunca değişik uygarlıklar
tarafından dayanıklılığı ve estetik görünümü nedeni
ile özellikle anıtlarda, görkemli yapı malzemesi
olarak kullanılmış; ancak günümüzde genellikle zemin
döşeme (% 36), iç (% 14) ve dış cephe kaplama (% 10)
malzemesi olarak inşaat sektöründe, mezarcılıkta (%
11) ve süs eşyası (% 8) yapımında kullanılmaktadır.
Dünyadaki mermer rezervlerinin yüzde 40'ının
ülkemizde olduğu tahmin edilmektedir. Bu mermer
rezervine traverten, magmatik orjinli kayaçlar ve
mermer olarak kullanılabilecek niteliklerde diğer
kayaçlar da dahildir. Mümkün rezerv miktarı daha çok
Türkiye jeoloji harita çalışmalarındaki mermer
oluşumlarının tespitine de dayanmakta (Çizelge 2).
Mermer rezervi bakımından en önemli 5 ilimiz
sırasıyla;
Balıkesir ili: 1.850 Milyon m3 (% 35,8)
Denizli ili: 652 Milyon m3 (% 12,6)
Afyon ili: 629 Miyon m3 (% 12,2)
Tokat ili: 410 Milyon m3 (% 7,9)
Çanakkale ili: 252 Milyon m3 (% 4,9)
Toplam rezervin yüzde 73,4'ü bu illerimizden
karşılanıyor.
Mevcut durumun iyileştirilmesi ve ürün kalitesinin
kontrolü - Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli
Diğer tüm sektörlerde olduğu gibi mermercilik
sektöründe de müşteriye kaliteli ve ucuz ürün sunmak
en önemli amaç olarak ortaya çıkıyor. Ülkemiz
mermercilik sektörünün başarılı bir konuma
gelebilmesi için ürün kalitesini kontrol eden bir
modele gerek var. Bu modeli "Mermercilik Sürekli
Gelişme Modeli" olarak tanımlayabiliriz. Rezerv
bakımından dünyada birinci olan ülkemizin vizyonu
eğer içinde bulunduğu basit sorunları aşıp
teknolojiye ayak uydurabilirse, dünyada İtalya'nın
bugün bulunduğu konuma gelebilir. Bu vizyona ulaşmak
için ortaya konan hedefler ise gerek ocak
işletmeciliğinde gerek mermer makineleri sanayiinde
ileri teknolojilerin kullanılması ve maliyetlerin
minimuma indirilmesi, mevcut sorunların aşılıp bir
birlik içinde hareket edilmesi, eğitimin artırılması
ve çevreye uyum. Bu modelin oluşumuna katkıda
bulunan paydaşları olacaktır. Bu paydaşlar ocaklar,
fabrikalar, atölyeler, mevcut organizasyonlar ve
müşteriler. Sürekli model içindeki bu paydaşları ve
içinde bulundukları sorunları şöyle özetlemeye
çalışabliriz:
Ocak Üretimi: Kalitenin ilk aşamada
etkilendiği ve belki de maliyetin azaltılabileceği
en önemli paydaş mermer ocak işletmeciliği. Her
şeyden önce mermer üretimine geçmeden ocağın
rantabilite, renk ve kalite açılarından detaylıca
inceletilmesi ve işletmeye daha sonra başlanması
gerekli. Aksi takdirde daha sonra zararlar büyümekte
ve ocak kapanmakta. Ülke genelinde 500'den fazla
ocak halen üretim yapıyor. Sektörün ocak ve
fabrikalarında yaklaşık 55,000-60,000 kişiye
istihdam sağlandığı bilinmekte. Bor madenciliğinde
bu sayı 2,200 kadar. Bu rakam mermercilik sektörünün
ne kadar istihdam sağlayan bir sektör olduğunun bir
göstergesi. Mevcut mermer ocaklarının kalifiye işçi
ve makine bakımından yetersiz olmaları nedeniyle
60-70 kişi kapasite ile çalışabildikleri tahmin
edilmekte. Ayrıca, ocak işletmeleri açık işletme
koşullarında mevsimlik çalışma yapmakta, tam yıl
çalışacak kalifiye ocak işçisi bulunmadığından
kapasite kullanım oranı düşmekte.
Mermer işletmeciliğinde kullanılan işletme
yöntemleri şu şekilde özetlenebilir:
1 )İlkel Yöntemler
A) Oluk-Kanal Açma Yöntemi
B) Delik Delme (Üçlü Kama)
C) Modern Üçlü Kama
D) Patlayıcı Kullanma
2) Mekanik Yöntemler
A) Helezon Tel Kesme Yöntemi
B) Elmas Tel Kesme Yöntemi.
Ülkemizde önceleri ilkel yöntemler kullanılırken,
günümüzde İtalya'da kullanılan elmas tel kesme
yöntemi yaygınlaştı. Bu sevindirici bir durum.
Patlayıcı madde kullanımı kaliteyi bozduğu için
mermer işletmeciliğinde istenmeyen bir yöntem. Daha
yeni bir teknoloji, örneğin laser gibi,
tanıtılmadıkça elmas tel kesme yöntemi ülkemizde
kullanılabilecek en uygun teknoloji olacak. Ancak
ocak işletmeciliğinin yeni teknolojileri
uygulayabilmeleri için aşmaları gereken bazı
sorunları var. Bu sorunları şu şekilde
özetleyebiliriz.
• Mermercilik sektörünün ileri teknolojilerle
rekabet edebilmeleri için düşük faizli Eximbak
kredilerine ihtiyaç var. Madencilik sektöründeki
vergi oranlarının diğer sektörlere göre yüzde 15
oranında yüksek olması ve bunun yanı sıra ek bedel
ödemelerinin olması dolayısıyla mermercilikte
sıkıntı çekiliyor. Alınan ekonomik önlemler
dolayısıyla kapatılan madencilik fonunun yerini
alabilecek ve özellikle bu sektörü destekleyen bir
finans kuruluşu veya yöresel ürün borsalarına gerek
duyuluyor.
• Ülkemizde serbest piyasa ekonomisi dolayısıyla bir
fiyat birliğine varılamaması, yapılan maliyet
hesaplamalarını etkiliyor ve gelişmekte olan
mermercilik sektöründeki üreticilerin problem
yaşamalarına yol açıyor. Döviz kurlarında meydana
gelen hızlı düşüşlerden dolayı kur farkından meydana
gelen kayıplar da sektörü olumsuz etkiliyor.
• Özellikle mermer üreticilerinin yol ve enerji
altyapı problemlerinin çözülmesi gerekli. Enerji
yoğun bir sektör olan mermercilik sektörüne ucuz
elektrik sağlanabilmesi çok önemli. Ayrıca mazot ve
benzin maliyetlerinin de yüksek olması rekabet
şansını iyice düşürmekte.
• Ocak işletmeciliğinde karşılaşılan en önemli
sorunlardan birisi de istenilen renk birliğini
işletme esnasında sağlayamamak. Ocağın baştan iyi
tanınmaması ve alınan siparişlerin ocaktaki renk
çeşidine göre verilmemesi daha sonra büyük
problemlere neden olmakta. Bu nedenle sahanın
envanterinin çok iyi yapılması gerekiyor. Mermer
işletmeciliğini diğerlerinden ayıran en önemli fark
bu.
Fabrikalar: Fabrikalar, mermerlerin işlendiği
yerler. Sadece blok mermer ile çalışır ve seri
üretim yaparlar. Fabrikalar bazen ocak ile beraber
entegre bir tesis olarak çalışabilirler.
Fabrikalarda blok bir yerden girer ve paket olarak
çıkar. Fabrikalar küçük boyutlu mermer işleme işi
almazlar ve genellikle ihracata yönelik çalışırlar.
Mermer makine sanayiinin gelişmesi ile birlikte
ülkemizde fabrika sayılarında artış oldu. Bu
fabrikalar sayesinde ülkemiz dışarıdan blok ithal
edip işler duruma geldi. Fabrika sayımız 800'ün
üzerinde. Bu sayının artması işlenmiş blok
ihracatımızda da artışa neden olacak.
Bu aşamada mermer makine sanayiinden de söz etmek
gerekebilir. Bu sektördeki gelişmeler genellikle
işlenmiş mermere olan taleple orantılı. Fabrikalar
açısından ise en önemli sorun ucuz kredi ve
maliyetlerin düşürülmesi için ucuz enerji
kullanımına olanak sağlanması konularında
düğümleniyor. Ayrıca ihracat yapılan limanlardaki
hizmetlerde farklı fiyat uygulanması ve fuar
teşviklerinden yararlanma sürelerinin uzun olması da
işlenmiş ürün yapan ve bunları ihraç eden işletmeler
açısından güçlüklere yol açıyor.
Atölyeler: Atölyeler genellikle plaka alıp
bunları işleyerek boyutlandırır ve paketlerler.
Sadece ufak boyutlu işler alırlar ve büyük ölçüde iç
piyasaya çalışırlar. Makine olarak kesme, boyutlama
ve bazen paketleme makineleri kullanırlar. Ülkemizde
1000'e yakın atölye olduğu varsayılmaktadır.
Sorunları sektördeki diğer işletmelerle genellikle
aynıdır. Doğal taş sektöründe faaliyet gösteren
firmaların ihracatlarını artırarak, pazarlarını
genişletebilmeleri için aşmaları gereken birçok
sorun var. Bunların başında taşımacılıkta
karşılaşılan sorunlar geliyor. Bunlar ;
• Blok mermer ihracatı sırasında özellikle
konteynıra yükleme yapılması aşamasında, limandaki
forklift, vinç ve yüklemede kullanılacak diğer
araçların yetersiz olması zaman kaybına neden
oluyor.
• Yurtiçi ve yurtdışı taşımacılık ücretlerinin
yüksek olması Hindistan ve İran gibi ülkelerle
rekabet şansını azaltıyor ve Ortadoğu pazarını
etkiliyor.
• Ülkemizde paketleme konusunda bir standardizasyona
gidilmemiş olmasından dolayı özellikle ebatlı
malzemeler, yükleme veya sevk esnasında zarar
görebiliyor.
Buna ek olarak sektörün pazarlama ile ilgili
sorunları da var. Bu sorunlar;
• Mermer sektöründe pazarlama aşamasında bir isim
birliği yok. Ülkemizde çok çeşitli renk ve desende
doğaltaş işleniyor. Ancak bazen aynı ocaktan çıkan
taşlar bile farklı isimler alabiliyor. Bu da
müşterilerin mermerleri tanımasında ve dışarıda
marka olmasında güçlük yaratıyor.
• Yapılan bağlantılarda müşterinin istediği teslimat
süresine uyulmaması sorunlara yol açıyor.
• Mermer işletmeleri arasında bir fiyat birliğinin
olmaması ve piyasa araştırması yapılmadan teklif
verip yüksek oranda iskontolara gidilmesi piyasadaki
fiyat dengelerini bozuyor.
• Yurt dışındaki müşteriler genellikle kendi
ülkelerinde şubesi bulunan firmaları tercih
ediyorlar.
• Özellikle Uzakdoğu ülkelerinin blok mermer
ithalatlarında ton, ebat ve mermer cinsi gibi bilgi
notlarında bir takım kısıtlamalar getirilmesi
sıkıntı yaratıyor. Türkiye için hedef pazar konumuna
gelmekte olan Çin Halk Cumhuriyeti, Singapur ve Kore
gibi ülkelerle ikili görüşmelerin yoğunlaştırılması
ve gerekli düzenlemelerin yapılması bu çerçevede
faydalı olabilir.
Müşterilerle ilgili ürün kalitesine ilişkin ölçümler
ulusal ve uluslararası fuarlarda kolaylıkla
yapılabilir. Ülkemizdeki mermercilikle ilgili ocak,
fabrikalar ve atölyeler ise bu ölçme ve
değerlendirme sonuçlarına göre kendi sorunlarını
değerlendirip döngülerini kapatabiliriler.
Mermercilik ile ilgili Organizasyonlar:
Ülkemizde mermercilik faaliyetlerini tanıtım,
destekleme, ilerletme, kalitesini kontrol etme ve
bunları bir bütünlük içinde sürdürmeyi amaçlayan
dernek, oda ve birliklerin özellikle Mermercilik
Sürekli Gelişme Modeli etrafında yeniden
biçimlenmesinde büyük yarar olabilir. Bu kurumların
daha da aktif hale getirilmeleriyle sektör gücünü
daha iyi anlayacaktır. Özellikle Mermercilik Sürekli
Gelişme Modeli diye tanımladığımız ürün kalitesini
artırma sürecinde yukarıda anlatılan paydaşların
kendi iç sorunları ile ilgili döngülerini
kapatmadaki başarılarını sınayan ve onlara yol
gösteren bağımsız kuruluşlara çok ihtiyaç olacaktır.
Elde edilen başarıların ölçüsü mutlaka müşterilerin
tatmininde kendini gösterecektir. Bu kurumların aynı
zamanda yurtiçi ve yurtdışı fuarlarına katılımı daha
da artıracak şekilde hareket etmeleri sektöre büyük
bir ivme verecektir.
Öte yandan kalitenin artırılmasındaki hedeflerden
biri de eğitim olduğuna göre gerek kalifye eleman
yetiştirmek gereksede iş olanaklarını artırmak için
üniversitelerimiz ve rezerv yönünden zengin bazı
şehirlerimizde mermercilik eğitim programları yer
almalı ve son yıllarda açılan mermer
yüksekokullarına yenileri eklenmelidir. Bu konuda
İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği
Bölümünde Maden Teknolojisi dersi üç yıldır
verilmektedir.
Herşeyde olduğu gibi kalite derken çevre
unutulmamalıdır. Orman, Çevre ve Turizm bakanlıkları
ile ilgili çevresel etki değerlendirmeden
kaynaklanan sıkıntılar ortak bir şekilde mermer
madenciliğine engel olmayacak şekilde çözülmelidir.
Sonuç olarak
Ülkemiz zengin maden ve mermer yataklarına sahip
olmasına karşın uluslararası piyasada istediği yere
gelememiştir. Doğal taşlar ihracatı maden ihracat
grubunda miktar olarak yüzde 17, değer olarak yüzde
37'lik bir paya sahiptir. Rezerv bakımından ise
ülkemiz dünyada birinci durumdadır. Kalitesini
artırıp istediği hedeflere ulaşabilirse, bugün
İtalya'nın sahip olduğu konuma rahatlıkla gelebilir.
Bu nedenle aslında bir kalite kontrol modeli olan
Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli diye tanımlanan
modelin uygulanması bu hedef doğrultusunda büyük
yarar sağlayabilir. İçindeki paydaşların her biri
kendi sorunlarını çözüp döngülerini kapatmalıdırlar.
Elbette devlet de bu paydaşlardan biridir ve
özellikle taşımacılık, pazarlama, ucuz kredi
imkânları ve enerji gibi konularda diğer paydaşların
döngülerini kapamasına yardımcı olmalıdır. Aksi
takdirde model çalışamaz duruma gelir. Sonuçta bütün
bunları denetleyen, sektörün birlik ve odalarının
yanı sıra onlara yardımcı olarak işlev görecek
bağımsız organizasyonların oluşturulması da süreci
hızlandıracaktır. Bu organizasyonlar aynı zamanda
sektörün birlikte hareket etmesini sağlayacak ve
onlara yol gösterecektir. Doğal taş sektörü bugün,
madencilik sektörü içinde en hızlı gelişen sektör
konumunda. İhracat kalemleri içinde de ülkemizin
lokomotif sektörlerinden biri olma yolunda hızla
ilerliyor.
|
Ülkelere Göre Üretim Miktarları (ton)*
|
|
Çin |
11.000.000 |
|
İtalya |
8.700.000 |
|
İspanya |
4.500.000 |
|
Hindistan |
4.500.000 |
|
Brezilya |
2.000.000 |
|
Kore |
2.000.000 |
|
TÜRKİYE |
2.000.000 |
|
* Ham Blok
Üretimler |
|
Doğal taşların,
yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaya
başlanması, dünya doğal taş üretiminin de
artmasına neden oldu. Özellikle son on yılda
görülen artış, kazanım ve işleme
teknolojisindeki gelişmelere paralellik
gösteriyor. Giderek daha mükemmel hale getirilen
işleme teknikleri ile taş, daha kolay ve
ekonomik olarak istenen şekilde işleniyor ve
birçok yeni kullanım alanı buluyor.
|
Türkiye
Mermer Rezervi ( 1m3 = 2700 kg) |
| |
m3 |
ton |
|
Görünür rezerv miktarı |
589.000.000 |
1.590.000.000 |
|
Muhtemel rezerv mikarı |
1.545.000.000 |
4.171.000.000 |
| Mümkün
rezerv miktarı |
3.027.000.000 |
8.172.000.000 |
| Toplam
Potansiyel |
5.161.000.000 |
13.934.000.000 |
Prof.Dr.Erkin NASUF
Erkin Nasuf 1951 yılında Eskişehir'de doğdu. 1972
yılında İ.T.Ü Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi
Maden Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra
1972 -1977 yılları arasında İngiltere Strathclyde
Üniversitesinde "Kaya Mekaniği" bilim dalında
doktora çalışmasını tamamladı. Daha sonra 1977
yılında İ.T.Ü Maden Fakültesi'nde göreve başladı ve
sırasıyla 1982 yılında Yardımcı Doçent, 1983 yılında
Doçent ve 1989 yılında Profesör ünvanlarını aldı. Bu
arada 1984-1985 tarihleri arasında A.B.D Virginia
Politeknik Eyalet Üniversitesi'nde ziyaretçi
profesör olarak "Madencilik Endüstrisinde Bilgisayar
Uygulamaları" konusunda araştırmalarda bulundu.
Erkin NASUF'un kaya mekaniği, jeoistatistik, maden
planlaması madencilikte bilgisayar uygulamaları,
maden ekonomisi, yapıtaşları (agrega, mermer, granit
v.b) konularında türkçe ve yabancı dilde yayınlanmış
altmışın üzerinde yayını ve endüstriyel uygulamaları
bulunmaktadır. Erkin NASUF Lisans düzeyinde İTÜ'de
Rock Mechanics, Design of Supports in Mines and
Tunnels, Mermer Teknolojisi, Probability and
Statistics, Yeditepe Üniversitesinde ise Business
Statistics derslerini vermektedir.
|